18 Mayıs 2011 Çarşamba

Başkanından Masörüne Kadar

Öyle bir kritik sezonda görev yapacaksınız ki; ne bizim, ne de sizin ikinci bir yüzyılı görme şansımız olmayacak. Çocuklarımız ilerde bu sezona bakarak, sizi ya çöpe atacak, ya da Gode gibi heykelinizi dikecek. Yüzyılın 17 yılını nadasa bıraktık. Süre doldu. Uyanma vakti geldi. Bu yıl ürün almanın tam sırası. İşiniz zor. Dün siz yoktunuz, bugün varsınız, yarın olmayacaksınız profesyonellik gereği. Ancak biz hep buradayız “sevdamız” gereği. Bizde para yok, sevda var. Sizin paranız, bizim sevdamız, eğer isterseniz Gode’mizi bile geride bırakır. Ama sevda dediğin iğne değil ki, kolunuza enjekte edelim. Sadece bir kez dediklerimizi yapın yeter; Çıkarın takımları üstünüzden, sökün kravatları. Kalkın koltuklardan. İskele meydanına gidin. Seyredin bizim haytaların şarkılarını türkülerini, Hindi Mustafa’nın gözünün içine bakın, 17 yıllık kahrı okuyun o gözlerde.

İlk maça belediye otobüsüyle gidin. Biraz ilerleyin arkalara doğru. Camlarından atkı sallayın. Cebinize fazla para koymayın. Alsancak gişelerinde, bir kumrucuya bakın, bir de camdaki bilet fiyatına.. Midenizle sevdanız arasında tercih yapın.. İçiniz gitsin atkıcılardaki yeşil kırmızı kumaşlara.. Alamamanın hüznünü yaşayın.. Hayır protokole değil, doğruca açık tribüne girin. Müsade edin güvenlik sizi donunuza kadar arasın. Polis, bir hırsıza bakar gibi çatık baksın size.. Maç bitimi aynı kapılardan sıkışarak, tepişerek çıkın. Duraklara yürüyün ve saatlerce otobüs bekleyin. Bileti atarken otobüse, “hizmetinizde olması” gereken şöför efendinin “155″e ayarlı, elinde hazır tuttuğu cep telefonuna dikkat edin.

Hatta uykunuzun kaçtığı bir deplasman gecesi, saat 01 sıralarında, Karşıyaka yatmak üzereyken, siz yine iskelenin karanlığına seyirtin. Deplasman otobüslerine binen, bagajlara pankartları tıkıştıran, palmiyelere işeyen, dönebileceğini garanti veremeyen gençlerin yüzünü seçmeye çalışın. Anıt virajından kayboluncaya kadar onlara el sallayın. Bir maç içerde, bir maç dışarda, 15 gün size yeter. Bu aşı tuttu tuttu. Tutmadıysa, hiç bu yola baş koymayın. Eğer tuttuysa “sevdamızın” aşısı, çıkarın şampiyonluk senetlerini..


Bu çocuklar “hayatlarını” senet yapmışlar.. Var mı ödeyebilecek paranız? Unutmayın; ikinci bir yüzyıl yok. Ya iskeledeki çöp kutusuna gidersiniz, ya iskelede heykeliniz oluruz..
Abidin Tekin